Sosyal medya, hayatımıza girdiği günden bu yana alışkanlıklarımızı derinden değiştirdi. Gündelik yaşamımızda önemli bir yer edinirken, pek farkında olmadan alışveriş alışkanlıklarımızı da etkiliyor. Instagram, TikTok ve YouTube gibi platformlar, influencer’ların önerileriyle dolup taşıyor ve bu öneriler, kendimizi onlara yakın hissetmemiz nedeniyle güçlü bir etkiye sahip olabiliyor. Bu yazıda, sosyal medyanın alışveriş bağımlılığı üzerindeki etkilerini inceleyecek, duygusal alışverişin nasıl tetiklendiğini ve bu alışkanlıkları nasıl yönetebileceğimizi ele alacağız. Kendimizi sosyal medya fenomenlerinin hayatlarına ne kadar yakın hissetsek de unutmayalım ki bu idealize edilmiş yaşamlar, gerçek ihtiyaçlarımızı gizleyebilir.
Kompulsif satın alma davranışı nedir?
Alışveriş bağımlılığı ve kompulsif satın alma davranışı çoğu zaman birbirinin yerine kullanılan kavramlardır. Kompulsif satın alma, olumsuz yaşam olaylarının tetiklediği strese karşı bir tepki olarak ortaya çıkan, tekrarlayan ve kontrolsüz bir satın alma davranışı olarak tanımlanmıştır [1]. Kısa vadede stresin azalmasına ve geçici bir rahatlama hissine yol açsa da, uzun vadede hem bireye hem de ailesine zarar verebilir. Bu durum dünya genelinde oldukça yaygındır; yetişkinlerin %4,9’unda, üniversite öğrencilerinin ise %8,3’ünde görülmektedir [2].
Kompulsif satın alma davranışı kendini şu durumlarda gösterir:
-İhtiyaç dışı alışveriş. Bir tişört almak için çıktığınız alışverişten ihtiyacınız olmayan, 2 poşet dolusu eşya ile geri dönmeniz, bir kompulsif satın alma davranışı olabilir.
-Pişmanlık Duygusu. Eve geldikten sonra “Bunlara da hiç ihtiyacım yoktu. Keşke boşuna paramı harcamasaydım.” demek alışverişinizi geçici bir hevesle yaptığınızı gösterir.
-Aldıklarınızı Kullanmamak. Alışverişten hemen sonra aldığınız eşyaları bir kenara koyuyorsanız, kullanmadan onları öylece bekletiyorsanız da yine geçici bir hevesle bu eşyaları aldığınızı, ihtiyaca binaen almadığınızı gösterebilir.
-Duygusal alışveriş. Stresli ya da üzgün bir ruh halindeyken, rahatlama amacıyla alışveriş yapıyorsanız bu da bir kompulsif satın alma davranışı olabilir.
-Kontrolsüz Harcama. Alışveriş yaparken zamanın nasıl geçtiğini fark etmiyor ve bütçe sınırınızı aşıyorsanız bu, alışverişin kontrol edilemeyen bir dürtü haline geldiğini gösterir.
Bu davranışlardan kendimizde fark ettiklerimiz olmuştur, değil mi? Hepimizin zaman zaman bu tür alışveriş dürtüleriyle karşılaştığı bir gerçek. Peki, bu davranışlara ne sebep oluyor? Tanımda da belirttiğim gibi, stresle başa çıkma yöntemi olarak kompulsif satın alma, bir rahatlama aracı olabilir. Ancak, bu davranışı etkileyen birçok var. En önemli faktörlerden biri de sosyal medya fenomenlerini takip etmek. Influencer’ların önerdiği ürünler, farkında olmadan satın alma kararlarımızı yönlendirebilir. Kusursuz filtreler, cazip kampanyalar ve “bu ürünü kaçırmayın” gibi mesajlar, alışveriş alışkanlıklarımızı şekillendiriyor. Peki, fenomenlerin etkisiyle yapılan alışverişler gerçekten ihtiyacımıza mı dayanıyor, yoksa sadece anlık bir dürtüyle mi hareket ediyoruz? Bu yazıda, sosyal medyanın kompulsif alışveriş üzerindeki etkisini ve satın alma kararlarımızın nasıl manipüle edildiğini inceleyeceğiz.
Influencer/Fenomen takip etmek kompulsif satın alma davranışını etkileyebilir mi?
Sosyal medya fenomenleri hayatımıza o kadar yerleşti ki, ne giyeceğimizden hangi kahveyi içeceğimize kadar birçok şeyi etkiliyorlar. Peki, bu durum alışveriş alışkanlıklarımızı nasıl değiştiriyor? Aslında oldukça basit: sosyal medya fenomenlerini ne kadar çok takip edersek, onların önerdiği şeyleri alma ihtimalimiz de o kadar artıyor. Fenomenler, genellikle en iyi anlarını, en güzel kıyafetlerini ve en popüler ürünlerini paylaşıyor. Bu da bizde “Onlar gibi olmak istiyorum” düşüncesini uyandırıyor.
Araştırmalar da bu durumu destekliyor: Sosyal medya üzerinden yapılan sosyal kıyaslamalar, daha fazla alışveriş yapmamıza yol açabiliyor [3]. Kısacası, bizler başkalarının “mükemmel” yaşamlarını gördükçe, bu ideal yaşamı benimsemek istiyoruz ve bu da kompulsif alışverişe sebep olabiliyor [4].
Juju ve Waldelmi (2022) ise ünlülerin paylaştığı ürünlere olan ilginin takipçilerin alışveriş yapma oranını artırdığını gösteriyor. O ürünleri daha fazla satın alıyoruz çünkü onları kullandığımızda, kendimizi o ünlüler gibi hissediyoruz. Bu da markaların satışlarını ciddi oranda artırabiliyor. Bu durum, influencerların paylaşımlarının, takipçileri üzerinde alışveriş yapma konusunda güçlü bir etki yarattığını ortaya koyuyor. -Bir dönem influencerlar en çok benim paylaştığım linkten satış yapılıyor diye birbirleriyle yarış içindeydi, o dönemi hatırlarsınız-. Yani, fenomenlerin önerileri ve tanıtımları, bizim alışveriş yapma isteğimizi artırıyor ve bu süreç sıklaştıkça kompulsif satın alma davranışlarına yol açabiliyor.
Fenomenlerle kurduğumuz yakınlık da önemli bir faktör. Jans ve arkadaşları (2020), fenomenlerin kişisel hayatlarını paylaşmalarının, takipçilerde güven oluşturduğunu, yakın hissettirdiğini ve önerilen markaların daha çok tercih edilmesine yol açtığını belirtiyor. Hepimiz, takip ettiğimiz influencerların neredeyse evinde gibiyiz; ev dekorasyonlarından haftalık rutinlerine, o gün ne yediklerinden akşam katıldıkları etkinliklere kadar her şeylerini bizimle paylaşıyorlar. Bu yakınlık, onların önerilerinin daha etkili olmasına neden oluyor.
Sosyal medyanın alışveriş üzerindeki etkisini araştıran Hahn ve Kim (2013), sosyal medyayı daha fazla kullanan kişilerin daha fazla alışveriş yaptığını bulmuş. Bu, Instagram gibi platformların algoritmaları sayesinde sürekli ilgimizi çeken ürünlerle karşılaşmamızla da ilişkili. “Bu Instagram bizi dinliyor mu?” diye düşündüğümüz o anlar aslında bir stratejinin parçası: Sürekli ürüne maruz kalmak, satın alma isteğimizi artırıyor.
Farkındalığımızı artırarak bundan kurtulabiliriz
Sonuç olarak, bu yazımda influencer’ların kompulsif alışveriş üzerindeki etkisini ve bu alışverişin nasıl şekillendiğini inceledim. Sosyal medya fenomenlerini takip etmenin, alışveriş davranışlarımızı nasıl etkileyebileceğini farklı mekanizmalarla ele aldım.
Influencer hakkında düşüncelerimiz/duygularımızın farkında olalım
Bu mekanizmalar arasında en dikkat çekeni güven duygusu. Bir influencer evini paylaştığında ona yakın hissedip güvendiğimiz için onun önerdiklerini satın alma eğiliminde oluyoruz. Ancak burada önemli olan, bu hislerin alışveriş davranışımızı etkilemeye başladığını fark ettiğimizde, bir adım geri atıp bunun farkında olmamız. O influencera karşı hislerimizi değiştirmemiz gerekmiyor, ancak bu hislerin bizi nasıl yönlendirdiğini anlamak ve kendimize bu farkındalığı kazandırmak, daha bilinçli alışveriş kararları almamıza yardımcı olabilir.
Onlar gibi olmak isterken bilinçli tüketimi unutmayalım
Bu durumu daha sağlıklı bir şekilde yönetebilmek için, sosyal medya fenomenlerini takip ederken kendimizi fazla kıyaslamaktan kaçınmamız faydalı olabilir. Elbette, gösterişli hayatlar ve lüks bir yaşam hepimizin dikkatini çekebilir. Hepimizin böyle imkanlara sahip olması, toplum olarak ekonomik açıdan daha iyi bir noktaya gelmemiz anlamına gelir. Ancak bu istekler, bazen bizim gerçek değerlerimizi ve ihtiyaçlarımızı gölgede bırakabiliyor. Bu noktada, “Onlar gibi olmak istiyorum” yerine, kendi benzersizliğimizi ve değerlerimizi hatırlamak önemli. Sosyal medya üzerinden gördüğümüz yaşamlar genellikle filtrelenmiş ve idealize edilmiş görüntülerden ibaret. Fenomenlerin paylaşımlarını gerçek yaşamın bir yansıması olarak kabul etmek yerine, sadece birer öneri ya da ilham kaynağı olarak değerlendirmek, daha sağlıklı alışveriş alışkanlıkları geliştirmemize yardımcı olabilir. Unutmayalım ki, herkesin hayat yolculuğu farklı ve biz de kendi yolumuzu, kendimize uygun şekilde seçebiliriz. Bu şekilde, dışarıdan gelen baskılara karşı daha dirençli olabilir ve bilinçli tüketici olma yolunda adımlar atabiliriz.
Bir ürünü satın almadan önce bir süre bekleyin
Bazen, anlık bir stres ya da duygusal bir boşluk hissiyle, hiç planlamadığımız bir ürünü satın almayı istemek çok kolay olabilir. Ancak bu dürtüsel davranışı engellemek için, bir ürünü satın almadan önce kendinize biraz zaman tanıyın. Birkaç dakika veya saat, size daha net bir perspektif kazandırabilir. Kendinize şu soruyu sorarak düşünün: “Bu ürünü gerçekten ihtiyacım olduğu için mi alıyorum, yoksa sadece o anki stresimi veya duygusal ihtiyacımı hafifletmek mi istiyorum?” Bu kısa bekleyiş, dürtüsel alışverişin, o an yaşadığınız duyguların farkına varmanızı sağlayabilir.
Ayrıca, beklerken odağınızı başka bir şeye yönlendirmek, alışveriş isteğinizin geçmesine yardımcı olabilir. Örneğin, bir online alışveriş yapmayı düşünüyorsanız, bulunduğunuz odadan ya da ortamdan uzaklaşmak veya başka bir şeyle meşgul olmak, bu dürtüsel davranıştan kurtulmanıza yardımcı olabilir. Bu tür stratejilerle, alışverişi bilinçli ve ihtiyaçlarınızı göz önünde bulundurarak yapma alışkanlığı geliştirebilirsiniz.
Sonuç
Sonuç olarak, sosyal medya fenomenlerinin etkisi altında kalmak ve anlık dürtülerle alışveriş yapmak oldukça yaygın davranışlar haline geldi. Ancak, bu alışveriş alışkanlıklarını daha sağlıklı bir şekilde yönetmek, bilinçli tüketici olma yolunda önemli bir adımdır. Kendimizi, sadece dışarıdan gelen baskılara göre değil, kendi ihtiyaçlarımız ve değerlerimiz doğrultusunda değerlendirmek, daha sağlıklı bir alışveriş deneyimi yaşatabilir. Sosyal medya üzerinden gördüğümüz idealize edilmiş yaşamları, sadece ilham kaynağı olarak almak ve bunlara karşı empatiyle yaklaşmak, bizi daha bilinçli ve mutlu bir tüketici yapabilir. Unutmayın, hepimizin içsel bir dengeye ihtiyaç duyduğu bu dönemde, alışveriş de bir kendimizi ifade etme biçimi değil, sadece ihtiyaçlarımızı karşılayan bir araç olmalıdır.
Kaynakça
- Guinn, T. C., & Faber, R. J. (1989). Compulsive buying: a phenomenological explanation. J Consum Res, 16, 147-157.
- Maraz, A., Griffiths, M. D., and Demetrovics, Z. (2016) The prevalence of compulsive buying: a meta-analysis. Addiction, 111: 408– 419. doi: 10.1111/add.13223
- Livingstone, S. (2008), “Taking risky opportunities in youthful content creation: teenagers’ use of social networking sites for intimacy, privacy and self-expression”, New Media & Society, Vol. 10 No. 3, pp. 393-411.
- Pahlevan Sharif, S. and Yeoh, K.K. (2018), “Excessive social networking sites use and online compulsive buying in young adults: the mediating role of money attitude”, Young Consumers, Vol. 19 No. 3, pp. 310-327. https://doi.org/10.1108/YC-10-2017-00743
- Otero-López, J. M., & Villardefrancos, E. (2014). Prevalence, sociodemographic factors, psychological distress, and coping strategies related to compulsive buying: a cross sectional study in Galicia, Spain. BMC psychiatry, 14, 1-12.
- Juju, U., N, A., & Waldelmi, I. (2022). Changes and determinants of consumer shopping behavior in E-commerce and social media product Muslimah. Journal of Retailing and Consumer Services, 70, 103146. https://doi.org/10.1016/j.jretconser.2022.103146
- Hahn, K. H., & Kim, J. (2013). Salient antecedents of mobile shopping intentions: Media dependency, fashion/brand interest and peer influence. Journal of Global Fashion Marketing, 4(4), 225–246.
- Sánchez-Fernández, R., & Jiménez-Castillo, D. (2021). How social media influencers affect behavioural intentions towards recommended brands: the role of emotional attachment and information value. Journal of Marketing Management, 37(11-12), 1123-1147. https://www.tandfonline.com/doi/abs/10.1080/0267257X.2020.1866648?casa_token=uiHgj06z9NsAAAAA:cvBKWj3aHyM5yQJFBDBfP-QuUsA_B1iC3kKiiRHsdwUwCspBGvwGaQ21OZzbtHx8gccUXrZ7d2gw0iY
- De Jans, S., Van de Sompel, D., De Veirman, M., & Hudders, L. (2020). #Sponsored! How the recognition of sponsoring on Instagram posts affects adolescents’ brand
evaluations through source evaluations. Computers in Human Behavior, 109, 106342. https://doi.org/10.1016/j.chb.2020.106342


